Elimde
Doğu Yücel’in “Var0lmayanlar” kitabı, kafamda kitabı nasıl anlatmam gerektiğine dair kopuk
kopuk cümleler... Parçaları birleştirmeye çalıştıkça etrafa dağılıyor, toparlamaya
kalkmanın külfeti üstümde;
bu satırlar sayfaya diziliyor.
Bir puzzle’ı tamamlamaya çalışan ve parçalarını büyük bir özenle yerleştirmek isteyen biri olarak
karşınızda can çekişmenin dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum.
Kitabı okurken ilk aklıma küçükken her gün kaybettiğim kırmızı kalemler ve
akabininde bu yüzden evde yaşanan krizler geldi. Bu kalemlerin aslında kitapla bir alakası yok ama bende yarattığı etki bir başka... Daha önce bir kalemin kudretinin
ne kadar güçlü olabileceğine hiç bu kadar çok inanmamıstım. Söylediklerimi kitabı okuyanlar daha iyi anlayacaklardır... (diğerlerine de merak uyandırsın.) Bizlere dayatılanlar, inandıklarımız ve inandırıldıklarımız arasında zekice kurgulanmış bir sarmalın arasından, aslında yine de bunlardan hangisini
tercih edeceğimiz bize bırakılıyor “Var0lmayanlar”da... Siz bir “Var0lmayan” da
olabilirsiniz, bir “hayalperest” ya da gerçeklerle bütünleşmiş ve ütopik olan
herşeyden uzak bir “gerçekçi” de... Ben bunların içinden en çok “hayalperest” olanını yakıştırıyorum kendime.
Kitabın ısrarla her yanına sinmiş, buram buram kokan tek
bir cümlesini kuruyorum aklımda “hayallerinize ne kadar yakınsanız,
o kadar gerçek kılarsınız...” Bu cümlenin büyüsüne
kapılmak için kilit
bir kelime geliyor ardından “inanmak”. Yani ne kadar inanırsanız, o hayal sizin er ya da geç bir
gün karşınıza çıkacaktır. Kitabı okuduktan sonra, içimde her
zaman varolan “inanma” meselem,
“hayalperest” kimliğimle dahada bir bütünleşmemi sağladı belkide kim bilir?
Bunun yanısıra Var0lmayanlar’daki diğer cezbedici ve özellikle
beni baştan çıkaran şey kitabın her sayfasında, hikaye gözümün önünde sanki
bir film karesi gibi o kadar güzel betimlenmişti ki bunu sadece bu yorumumla
size nasıl aktarabilirim
inanın hiçbir fikrim
yok. Kitabı hem elimden düşürememem
hem de sindire sindire okuma arzum arasındaki mücadelem
size sunabileceğim en temel gerekçeler olabilir haliyle...
Var0lmayanlar hakkında söylenebilecek çok fazla söz
var aslında ama gerek
kitabın gizeminin
bozulmaması adına, gerekse çok önemsediğim bu
kitap hakkındaki görüşlerimi
sözcüklerle büyüsünü bozabileceğim ihtimali sebebiyle (hani insan önemsediği şeylerin
kendine kalmasını ister ya o hesap diyelim :) ) sözlerime
burada son veriyorum.
Siz
sevgili okurlar, eğer siz de içinizde bir “hayalperest” ya da “var0lmayan” olduğuna
dair ufak da olsa bir kıpırtı varsa hazır olun! Çünkü,
Var0lmayanlar’dan sonra sizin için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Hayallerle
kalın, hoşça kalın... :)
Ceren Kaynak